Yaşamı Dinlendirirken
Victor Hugo Sefiller kitabini soyle bitiriyordu. "Olmek bir sey degil, yasamamak korkunc." Bir omrun agirligi bir soze sigar mi? Sigiyor iste. Yasamak mevhumu basli basina risk almak, yanilmaktir bazen kaybetmeyide goze almaktir. Korkularimizi kalbimizi yoklayarak hissetmektir. Cogu zaman bu yoklamalarda guvenli olani seceriz. Gunlerimizi kucuk hesaplarla harcariz. Korkunc olanda budur aslinda. Ardimiza baktigimizda yasanmamis bir hayatin varligi ve onun tasidigi izleri bilmek , gormek.
Hayatin sona erecegi gercegi bizi yasamaktan alikoymamali. Tam tersine her anin son an olabilecegini bilmek o ani daha degerli kilacak bir unsurdur. Neden icsel enerjimizi buraya kanalize edemedigimizi bir kere daha gozden gecirmemiz gerekiyor. Yasamak , tek basina disaridan bakildiginda hayattaki basarilar , gorkemli anlar degildir. Bazen bir sabah pencereden iceri dolan o isigi yakalayip mutlu olup o mutlulugu hissedebilmektir. Defalarca yeniden baslamak ve neyi gercekten istiyorum sorusunu hatirlamaktir.
Sizlerin yerin altina dair tecrubeleriniz elbette vardir. Ancak bir kez daha diyebilirim ki yer altindaki insan aslinda hayatta olmasina ragmen yasamayan insandir. Insanlardan uzak durur eylemsizlige saplanir, girisimlerini tamamlayamaz . Surekli dusunmekten artik mutlulugu dahi hissedemez olur. Kendimizi yiyip bitirmenin esiginde , akil ve ruh sagligini korumanin zorlugunu yasiyoruz. Bizleri yeraltina itenler , surukleyenler , agzimizi acip sorular sordugumuz icin ite kaka uzaklastiranlar... Bizi yasayan birer oluye cevirmek uzereler. Bizleri kendine , baskalarina, dunyaya yabancilastiran bu elleri reddetmek bir erdemdir.
Ben zaten oldum, ve bunun farkinda olmadan yasiyorum diyen Dostoyevski bize olumden korkan ama yasamayada cesaret edemeyen bir insanin cigligini duyurur. Surekli dusunen ama hic hareket etmeyen bir zihin ve bilinc. Hayata dokunamadigi icin aci icinde bir ruh. Dusunce , eyleme gecmedikce kendi hapishanemizde mahkum olmaya devam edecegiz.
Buzlari cozmek , eylemden geciyor , bir sicak elden kalpten geciyor. Bir insanin yuz yuze tebessumune muhatap olmaktan geciyor. Kisaca insan, insan olmaya once baska insana dokunmayi ve kendi karanligiyla yuzlesmeyi goze almayi basardiginda yeraltindan cikabiliyor. Yasami dinlendirin ancak onun hareketsizliginde kapilip o dongude donup durmayin. Duygularinizi dinlendirin, zihninizi , icinizdeki gurultuyu. Ruhunuzu geri cagirmanin temel dinamiklerinden biri buradan geciyor. Yasami dinlendirmek.