AYNA-CEMAAT
Althusser - AYNA- Cemaat
Louis Althusser , Lacandan etkilenerek bircok calismasinda ona atifta bulunmustur. Bu bakis acilarindan biride Lacanin ideolojiye bakis acisidir. Althusser , ideolojiyi bir ayna olarak gorur. Bu aynada birey , kendini tanir , sever , anlamli hisseder. Ancak bu durum tipki bir cocugun kendini ilk kez aynada gormesi gibi yanilsamadir. Birey aslinda ideolojinin ona sundugu " ben kimim " hikyesine duygusal olarak baglanir. Bu bag ideolojinin egemen duzeninin temelini olusturur. Iste tam olarak burada insanlar ; adaletsizlige ragmen sistemleri savunabilir ve hatta sorgulamaktan korkabilir . Althusserin ayna olarak bahsettigi bu benzetme bireyin kendisini ozne olarak hissetmesine neden olan kimlik ve aidiyet duygusunu olusturan seyin ta kendisidir.
Birey, zihninde kodladigi o ideolojiye bakinca mutlu olur ve ona sahip oldugu icin kendini sansli atfeder. Bu yuzden ideolojisi birey icin var olma sebeplerinden biridir. Yine Althusserin psikolojik bakisiyla bakacak olursak ideoloji bireyin dunyayi ve toplumu hatta kendisini algilama bicimidir. Yazimin buraya kadar olan kismi Althusserin , ideolojinin bireye olan psikanalitik bakisidir. Ancak benim uzerinde durmak istedigim konu , Althusserin ideolojik aygitlar olarak tanimladigi ve bireyi yetistiren kurumlardir.
Yazimin ilk kismi uzerinden sonuc kisminda yasanan tartismalar ve geldigimiz noktaya donecegim Althusser , devletin ideolojik aygitlar kullanarak bireyin ideolojisinin olusmasinda en buyuk etkiyi gosteren egemen guc oldugunu vurgular. Konunun daha iyi aciklanmasi icin devletin ideolojik aygitlari nelerdir hemen onlara goz atalim. Althusser, Devletin ideolojik aygitlari kavramini 2 baslik altinda toplar . Baski aygitlari ve ideolojik aygitlar.
Baski aygitlari ; Polis , ordu, mahkeme , gibi devletin gucunu kullanabilen , zor kullanabilme yetkisine sahip kurumlardir. Bu kurumlar insanlarin davranislarini fiziksel veya yasal zorlamayla duzenler.
Ideolojik Aygitlar ise ; Egitim sistemi, aile, din , medya , hukuk , kultur , sanat gibi kurumlar araciligiyla isler . Bu kurumlar ise insanlari fiziksel olarak degil zihinsel ve duygusal olarak bicimlendirir. Devlet, yetistirmek istedigi birey itibariyle bu iki aygitida her zaman kullanir. Ancak Althusser , ozellikle okulun modern toplumlarda en guclu ideolojik aygit oldugunu soyler. Zaten devletlerde bu nedenle mufredat belirler ve tarihlerini yetistirdigi bireye aktarirlar. Ama okulun en onemli noktasi bununla sinirli degildir.
Okul ; itaat, rekabet , basari, normal olmak gibi kavramlari bireylere bilincdisi sekilde kazandirir. Bunu biraz acalim ; Ornegin Aile , bireyde sevgi ve toplumsal normlari bireye duygusal olarak icsellestirirkenEgitim ve Okul ; Bireyin kendini yeterli ya da basarisiz hissetmesi yoluyla toplumsal hiyerarsiyi olusturur ve normallestirir. Mesela Medyada ise bunu bireyin arzularin belirleyen veya korkularini belirleyen cerceveler goruruz.
Birey medyada birseyleri ozgurce sectigini dusunur ancak aslinda var olan sey toplumun ideolojik yonlenmesiyle sectikleridir.
Buraya kadar ki okuduklarinizi kendi hayatinizda bir zemine oturmaya calismalisiniz. "Ben kimim" sorusuna verdiginiz birden fazla cevap olabilir. Ornegin; Veganim , Muslumanim , Turkum, Gurbetciyim, Her birinin olusmasini saglayan sey bu ideolojik aygitlardir. Guncel tartismalar uzerinden ornek verecek olursak ; muterizim , munferitim, cemaattenim, solcuyum, sagciyim, ateistim, hainim,mitciyim,
Ben kimim sorusuna vereceginiz yanit sizin hayata bakis acinizi olusturan ana penceredir. Ve o pencerenin etrafindaki diger pencerelerle zaman zaman hayati ve etrafimizdakileri okuruz. Simdi birlikt Cemaati yani Hizmet Hareketinin nasil bir ideolojik aygit oldugunu degerlendirelim. Bir ideolojik aygit olarak hizmet hareketi....Oncek Hizmet Hareketi kendisini bir dini grup ve egitim amacli hareket olarak tanimlar .
Bu nedenle Althusserin Ideolojik aygitlar basliginda incelememiz gerekir. Althusser ne demisti? Okul , Egitim, Din , Medya bunlar ideolojik aygitlardir. Hizmet Hareketi , kurmus oldugu okullar , acmis oldugu yurtlar , yapilan medya kurumlariyla basli basina bu baslikta incelendiginde , birey yetistirmek ve topluma yon vermek adina Turkiyede ve dunyada rol almistir ve hala almaktadir.
Ancak Hizmet Hareketi , Althusserin Baski Aygitlarinida icinde bulundurmasi acisindan yazimi genisletmek zorunda kalacagim. Cunku , cemaatin polis,asker,savci,avukat gibi uyeleri oldugu ve buna yonelik calismalarinin oldugunu es gecersem calismayi objektif bir zemine oturtmus olmam . Bununla beraber suana kadar isledigim kavramlardan varmak istedigim ve anlatmak istedigim mesaji ortaya somut koyamam. Dolayisiyla Hizmet Hareketi Althusserin bu iki basligini barindirmasi nedeniyle kucuk bir devlet ozelligi tasimaktadir.
Zaten asil problemde burada baslamaktadir....Gulen Hareketi , bireylerini insa ederken evlerinde, yurtlarinda , okullarinda, medya kurumlarinda dini ve Fethullah Gulenin cizdigi rotayi ayni zamanda Gulenin kitaplarini kullanarak , topluma aslinda din temelli bir birey prototipi insa etmeyi amaclar. Ve bugune kadar da bu hep bu sekilde olmustur.
Ancak Baski aygitlari basliginda ki bireylerde yan polis, asker, savci , avukat vs gibi bireylerde bu soylemlerden zaman zaman sapildigini hepimiz biliyoruz. Her ne kadar Gulen Hareketi , baski aygitlari denilen bu meslek gruplarindaki bireyleri yine din temelli prototiplestirmeyi amaclasada verilen tavizler bireylerde toplumsal ve yasal duzenlemelerden benzer sekilde taviz verilebilecegi bilincdisi olarak bireyin bilincaltina kodlamis olur. Yasadigimiz bu surecte baski aygitlari grubunu ideolojik aygitlar grubunun yonetmesi ve her iki grubunda bu tavizlerin aslinda bilincdisi sekilde bireye yani kendimize kodladigimiz gercegiye yuzlesmeli ve bu cercevede ortaya cikan sorunlari ve bireyleri yeniden ele almaliyiz. Cunku bu durum her birimizin bilincaltinda yer almis ve ne zaman kendini gosterecegi belli olmayan bir pencere olarak hayatin icinde acil kodlu olarak oylece durmaktadir.
Buralari kimseyi kirmamak dokmemek icin ayni zamanda butuncul ele almamak icin biraz daha gunumuz konulari ve tartismalari uzerine oklari cevirmek istiyorum.
Yazimin basinda Althusserin Aynasini psikanalitik acidan ele almis ve tekrar deginecegimi belirtmistim. Iste tam olarak bu noktada bizler Gulen Hareketi Uyesi olarak "Ben Kimim " sorusuna verdigimiz cevaplardan birisi eger buysa yasanan tartismalari okumak adina Aynaya bakarak ne gordugumuzu sorgulamaliyiz.Gelinen noktada bireyler ; Aynada "kandirilmis hissedenler" ve "Hak Yoldayim" pencerelerini actiklarini goruyorum. Dolayisiyla birbirine iki zit pencerenin karsilikli ayni Aynadan beslenmis olmasi ve pencereyi acma cabalari guc savasina donusmustur. Arada kalan ise Aynanin kendisi olmustur. Bu mucadele ne kadar uzarsa Ayna o kadar zarar gorecektir. Birey, o aynada kendini mutlu hisseder , ozne hisseder demistik.
Geldigimiz noktada aynadan bugune kadar yansimamis baska bakis acilari yansiyor diye acilan pencerelere kizar ve o yansimalari gormezden gelirsek , o pencerelerin karsisina gecer israrla kendi penceremizi acmaya calisirsak , kirariz,dokeriz,parcalariz,tuz buz ederiz ve sonunda elde edecegimiz birsey olmadigi gibi tum kimliklerimizi ve aygitlarimizi kaybederiz. Aynanin kendisini kaybederiz. Yapilmasi gereken Aynadan yansiyan yansimanin , isigin gecmesine izin vermektir. Zira Isigin kirilma indisi ne kadar buyukse , isik o ortamda o kadar yavas ilerler. Unutmamali , isik bir ortamdan baska bir ortama gecerken hizi degisir , yonu degisir kirilir. Mercegin odak uzakligi azaldikca kirma gucu artar. El hak gelecegi Allah bilir. Ama benim gordugum kiriliyoruz...