ARAF

Susturdular hakikati zalimler, harcadılar birer birer insanı iblisler,yürek yangınına ağır geldi gurbet,ben bu yarayı dosttan mı aldım? Gece çöktü vicdanların üstüne,kül serptiler umutların gözüne,bir dua kaldı avuçlarımda titreyen, ben bu yarayı dosttan mı aldım? Kırık aynalarda vicdan parça parça , öfke içimde tutuşmuş yonca, yönüm şaşırdım yollar boyunca , ben bu yarayı dosttan mı aldım?  Sürgünsün insandan insana , viransın dünden bağdan bostana , gittin adım adım serhat serhat, ben bu yarayı dosttan mı aldım? 


Yunusun azığını taşıdım, dervişin tesellisini okudum, kuşlar cıvıltısına Rahmet , ben bu yarayı dosttan mı aldım? Bir lokma sabırla yürüdüm yokuşu, adımı sildim, kalsın diye duruşu, kalbim dergâh kırık kapısı , ben bu yarayı dosttan mı aldım? Vuruldum bir ceylan gözlüye, biraz saftım özü sözü bir diye, geceleri teheccütlüğe, ben bu yarayı dosttan mı aldım? Tesbihim kırıldı düştü dağıldı, kametim büküldü imam darıldı , sustum haktan cürmüm namına , ben bu yarayı dosttan mı aldım? Ey Ibrahím yıkamadım putumu, düştüm ardın sıra oldum cehennem odunu, bir yağmurdu hizmet suyun durusu, hamdım has olduramadım, ben bu yarayı dosttan mı aldım? 


Nazdan mıyım niyazdan mı? Eli dualı yüreği  sazdan mı, ürperdi hiçken serçeden mi kıştan mı ? Ben bu yarayi dosttan mı aldım? Bir suskunluk ki kefen giydirdiler, daha gençken ölümü biçtiler, durdum diye atımı ezdi geçtiler, ben bu yarayı dosttan mı aldım? Vurdu felek münafık mührünü, ördü nefis azgın zühtünü, karanlıklarda kömür sürdüğü, düştü insan çağına, ben bu yarayı dosttan mı aldım? Sureti nur, içi paslı niyetler, dili ayet, kalbi hesap defter. takva vitrin, merhamet yitik, bir çağa düştüm ki sorma bir yolu yitirdim ki sorma.


Söyle ey Yusuf , sensin kerim oğlu, çıkabilecek mi insan yolları puslu, nasıl dayandın kardeşin ihanetine , devirdik yılları kıtlık kıtlık üstüne. devirdik sonunda kendi mizanımızı , adaletsizlik adaletsizlik üstüne. Söyle, iradeler büklüm büklüm olan bu çağda , emin kim ? Beni sana seslendiren karanlığın sahibi kim? Sultansın sabrın sonunda, peki beni sabra köle eden kim ? Haktansın haktan, başım üstüne sevdanda El Hakktan. Lütfunu söylemeye lüzum yok elbet ama kahrında kayboldum çıkamadım bu bataktan. Her can ermez bu sırra , Yusufum sen sabır ile vardın Mısıra , tut elimi geleyim ardın sıra, dilimde değil benim Eyüp gibi yaram, tut elimi tut ki edemem sensiz.


Sözler kâfi gelmiyor bazen, hüznün lisânı sükûtmuş meğer. Ama kendi hakikatimin peşinde sessiz olamam . Boğazımda düğüm, dilimde ateş, bir susuş var ki ihanete eş. Nuh Peygamber yalnızlığında kaybolmak, kaderin cilvesi, sabrın en derin ölçüsü. Sular yükselirken imanın sınanması . Bu çağ imanı boğan Nuhu hayvanlarla anlaştıran gemisini alıp yola koyulmasını emreden bir çağ. Eşin dostun imanın sınanmasına geminin su almasına neden olduğu bir çağ. Bu çağ Lutun kavmini terk etmesine neden olan bir çağ . Bu çağ Zekeriyanın testereyle doğranmasına neden olan bir çağ. Bu çağ tüm peygamberlerin hayatlarında yaşadıklarını insana yaşatacak bir çağ. İşte bu yüzden bu yarayı dosttan mı aldım? 


Ruhum senden sırtını dönmeye vicdanı el vermeyen masum bir çocuk. Vazgeçilmiyor...Hasretinden dolan gözyaşlarımı gönlüme dökerek vazgeçilmiyor... Yorulsam da kırılsam da bu gönül senden azade olmuyor.



Maak een gratis website. Deze website werd gemaakt met Webnode. Maak jouw eigen website vandaag nog gratis! Begin