Kedi
Rıfkıto, senin o güzel bakışlarında olmasa şu dünya 5 dakika yaşanılacak yer değil , en azından mevcut insan nüfusuyla. Neye inandıysak kursağımızda kaldı Rıfkıto, kalbimizi bir harekete kaptırdık , seneler mesaimizi verdik hoş yaptıklarımızdan yana bir pişmanlığımız yok ama öğrendiklerimiz aracı karda kışta yolda bıraktı . Rıfkıto , sen ilk geldiğinde de bu kalp kendini kaldıramaz olmuştu , senin o masum yüreğinin sıcaklığında tutunmuştu hayata . Şimdi senin bakışlarında fayda etmiyor...
Ne oldu biliyor musun ? Yaşadıklarımı düşünüp nedenlerini araştırdım , ben araştırdıkça yeni izler çıktı, yeni izler buldukça yeni sorularım oldu , sordukça rahatlarım diyordum sordukça psikolojim bozuldu. Neden mi ? Sorularım olduğu için hain , münafık oldum. Yok bu sefer Ülkemde beni terörist diye tutuklayıp hapse atan işkence edenler değil bu kez o kalbimi verdiğim hareketin insanları bir etiket yapıştırdılar bana. Muterizmişim ben oğlum. Mrrrrr, mrrrrr ya boşver küfür etme sen gel biz sarılalım seninle ...
Şimdi ben konuşuyormuşum ya zamanı değilmiş oğlum, Abiler çok rahatsız oluyormuş, Miyavvv, hangi abiler mi ya napacaksın sen sen şimdi hangi abiler olduğunu oğlum sanki insanlıktan anladıkları mı kalmış boşver , Bak şimdi ben sana sürekli iyi davransam seni sevsem seni yedirsem gezdirsem beni çok seversin dimi heh işte bende onları sevmiştim işte inanan insanlarız inançlarımız falan var bizim insan dünyasında o yüzden bende çok sevmiştim sonra seni bir gece yarısı karda kışta soğukta sokakta bıraksam hiç beklemediğin bir anda ulu orta terk etsem seni ne hissedersin Rıfkıto ? Miyavvv , Lan misalen diyorum olayi anlaman için . Kapıya gelir üşüdüğün için miyavlarsın kapıyı tırmalar içeri girmeye çalışırsın ne oluyor la bu sahibe kıçı başı oynuyor bizi bu soğukta bıraktı gitti dersin hayırdır dersin değil mi oğlum . Heh işte o fırtına ortasında terkedilmiş insan gibi hisseden benim şimdi işte o soruları soruyorum diye beni hain ilan ettiler. Napalım oğlum , ya donacağız bu soğukta ya öleceğiz ya da yaşamayı öğreneceğiz ...
Sen şimdi Allahtan bazı içgüdüsel yeteneklere sahipsin koklar eder ekmeğini bulursun , bende işte Allahtan sahip olduğum yeteneklere binaen dil falan öğrendim ne bileyim mesleğimi falan yapmaya çalıştım, başka başka işlere girdim çıktım , birde bu gurbette sürüklendim filan yoruldum biliyor musun temizlikçi olmak için başvuruyoruz işe alınmıyoruz filan . Mrrrrrr, Abiler ne mi diyor abiler börekçi aç diyor oğlum birde bizim sayemizde oturum aldın falan diyenler var . Oyyyyyyyyy bükme boynunu öyle kuzum gel . İşkenceyi , gurbeti, aile hasretini geçmişi zalim ve zalimlikleri hepsini bir kenara koyuyorsunda işte o abilerin dostların tutumunu yutamıyorsun ... Sorularına cevap alamıyorsun. Soğukta tir tir titrerken seni izliyorlarda cevap alamıyorsun. İster tırmala ister ardını dön git ister don öl umurlarında olmuyor ...
Dile kolay Rıfkıto, cezaevinde bir abin ölsün , abin gibi niceler ölsün , sonra gurbete gel yeni abilerin olsun sonra o abilerinden biri intihar etsin çocukları ortada kalsın ardında gözüyaşlı bir hanım bıraksın sonra başka abilerin eşlerinden ayrılsın çocuklarından kopsun arkadaşların inançtan uzaklaşsın ve sen bir soru sor sonra sanada hain densin....
Mrrrrr. oğlum kolumu çizme, yangın çıkarma dur benim canım bana zor yetiyor , Analar her gün ağlasın yollar gidilsin gelinsin 40 dakikaya binbir müebbet sığdırılsın ... Ne yapardın oğlum sen benim yerimde olsan? Bende oğlum bende... Sen daha mektupları duymadın birde bir mektup hadisesi var. Miyavvvvv, hayır oğlum o kırmızı kitaptaki mektuplardan değil bu. Ama onunla alakasıda var. Şimdi , şu temsili hikayeciği dinle , Bir Hulusi varmış , Mektup göndermiş, birde Hulusi birşeyler yapacak diye bekleyenler varmış onlarda o mektuplarla haberleşmiş hediyeler falan almış hatta bu Hulusi Üniforma falan yollamış ohooooooo daha neler neler.... Hikaye uzun kısa kesiyorum çünkü onlar bizim hayatımızı kısa kestiler . O günlerden sonra hiçbirimizin hayatı hayatın normal akışında seyir etmedi oğlum....
Şimdi ben bunları soruyorum ya, Miyavvvv heh işte o yüzden beni mit ilan ettiler , sonra Orospu Çocuğu Tayyibe çalışmakla suçladılar hatta geçen gün hiç tanımadığım bir kadın beni böyle bir listeye ekledi oğlum , Bir sürü insan mesaj atıyor ben Yenimahalleye çalışıyormuşum .... Rıfkıto oğlum sen hangi mamadan yiyorsun... Hmm şu 1.5 euroluk mamadan değil mi o vayy benim tosunum sende benim gibi garibansın değil miii ben sana ileride işe girince en güzel mamalardan alıcam oğlum söz ...
Vasiyet mi , vasiyet değil oğlum ben sana söz verdim tutucam inşallah vasiyet başka birşey... Bak o konuyu nereden duydun sen ya herşeyden haberin var seninde . Bıyıklarını yolucam senin eşek sıpası seni. He birde eşek diyenler var. Allahım oğlum neler yaşıyorum ben ya hangi paralel evrendeyim ben kurban olayım gidelim şuradan birlikte neredeyse bu ölüm gelsin alsın artık dayanılacak gibi değil....
Şimdi sen büyüyeceksin ben sana bir tane gacı bulacam tamam mı bak kıymetini bil kısırlaştırmıyorum seni tosun paşaaaaa... Ben mi oğlum napacan beni boşver gönül işlerini beni düşünme sen o işlere girme boşver benim hiçbir beklentim yok Allaha yakın bana uzak olsunlar . Sıkıldın mı benden yoksa sabah yanıma gelip yaşıyor mu bu adam diye bakıyorsun ama . Gel buraya gel kaçma bacaksız seni, İşte böyle Rıfkıto, son günlerde çok yoruldum artık ırkçılığa , sürece , dost görünene , muhalefete , ülke sevdasına , inanca her şeye kırgınım .
Abiler mi abiler niye gelmiyor yanına mı oğlum herkes düşmüş kendi derdine kendi canını kurtarmanın derdine hem zaten abilik falan kalmamış bak şimdi bir abimiz vardı karda bizi bir geziye götürdü ayakkabıdan su almış ayağım karda çorap ıslanmış abide kar topu oynarken farketmiş koştur koştur bana çorap alıp gelmişti . Heh işte o cennet mekan abiyi abiler askere gönderdiler normalde öğretmendi sonra ne oldu biliyor musun ona müebbet verdiler . Şimdi o abiye bir çorap alamıyorum ....
Mektuplar mı evet oğlum işte o mektuplar .... Şimdi senden başka kimsem yok ne ailem ne bir gerçek abim ne sevdam dediğim hareketim hepimiz kendimizi kandırmış sürüklenip gidiyoruz işte Rıfkıto ... Hepimiz gurbette bırakıldığımız o kış gecesinin ortasında nedenlerle sorguluyoruz ve soruların muhatapları gözlerimize baka baka halimizden keyif alıyormuşcasına susuyor ve bizim o kapıdan gidişimizi izliyorlar sokakta kalışımızı izliyorlar ölmemizi izliyorlar.